Yazı Havuzu

Duyuru Panosu







Google
 
 Haftanın Yazısı     (Tarih: 14.5.2012 )

Şiddet çözüm mü değil mi?

Hasta yakınlarının doktorlara, öğrenci veya velilerinin öğretmenlere, öğretmenlerin öğrencilere, erkeklerin eşlerine şiddet uygulama olaylarının gündemde giderek daha çok  yer alıyor. Sorunun, "öğretmenlerin öğrencilere, şiddetin bir çözüm aracı olmadığını öğretmeleri" yoluyla çözülmesi gerektiği yolunda görüşler basında yer aldı.

Hemen her sorunun çözümünün okul müfredatına katılarak çözülmesi, ayrıca da dünyanın "öğrenme" yönündeki yürüyüşünün aksine "öğretme" yolundaki geleneksel eğilim burada da görüldüğü için, şiddetin ne ölçüde bir sorun çözme aracı olduğunun ve bu yolla çözülüp çözülemeyeceğinin sorgulanması yarar sağlayabilir.

Bir ortak özellik!

İster futbol, ister sağlık, ister okul, isterse aile ortamındaki şiddetin ortak özelliği "hınç alma", "intikam alma", "öç alma" gibi duygular olup, hepsi de kısa süre içinde gerçekleştirilmek istenir. Eğer bu mümkün olamaz ise bu takdirde kin gibi zamana dayanıklı bir forma dönüşürler. Daha da ilkel düzeydeki amaç, yaralanan benliğin tamir edilmesi için, yaralayanda eşit (kısas) acıtıcılıkta -mümkünse daha derin (misilleme)- bir yara açılmasıdır.

Hukuk "karşı yara açma"nın medeni yöntemidir!

Yaralanan benlik çeşitli şekillerde rahatlatılabilir. Medeni yol, yaranın büyüklüğü, dengeleme yolları vb konulardaki insanlık birikiminin (evrensel hukuk) ya da yerel kanunların öngördüğü yara açma yollarıdır. Bu yollar yeterince hızlı ve etkili ise "normal" insanlar daha hızlı ve derin yaralar açma peşinde olmazlar. "Normal dışı" insanlar ise yaranın büyüklüğüne aldırmaksızın -hatta yara olup olmadığına bakmaksızın- misilleyici yaralar açmak için yanıp tutuşurlar.

Yaralanma ve karşı yara açma...