|
Haftanın Yazısı
(Tarih: 18.1.2012 ) "SAYISAL ÖLÇME"DEN "ÖZNEL DEĞERLEME"YE Eğitim
sistemimizin doku derinliklerine işlemiş ve bu yüzden de pek sorgulanmayan bir
özelliği, sınavlardır. Teknik dille "ölçme-değerlendirme" denilen sınavların zaman zaman üzerinde durulan iki boyutu "neyin ölçüldüğü" ve "nasıl
ölçüldüğü" dür. Örneğin,
üniversite giriş sınavları açısından bu iki boyutun gereklerine ne denli uyulduğu ancak sınavları
tasarımlayanlar açısından bellidir. En
yakası açılmayacak konuların sokaklarda konuşulduğu ülkemizde, genelde eğitim, özelde ise sınavlar
gibi herkesi derinden ilgilendiren
konular her ne hikmetse yalnızca bu işi bildiğini söyleyen kişilerin aralarında
konuştukları "hizmete özel" konulardandır. Bilimin,
"her şeyi sorgulamak" olan
evrensel ilkesi, bu alanlara girmemiş, böylece de yıllardır milyonlarca çocuk
ve genç, neyi ölçtüğü ve de nasıl
ölçtüğü belli olmayan aletlerle sınıflandırılagelmiştir. Yumurta
ya da domatesler dahi daha akılcı biçimde sınıflandırılırken, insanları test
denilen acayiplikle sınıflamanın temelinde yatan nedenlerden birisi eğitim
sınıfımızın içe kapanıklığı ise, bir diğer neden ölçme-değerlendirme'nin
"niçin" yapıldığının
sorgulanmayışıdır.
|