var item = new Array();
var data_arr = new Array();

item[0]=1;
data_arr[0]="Konferans, Seminer, Radyo-TV Programları";

item[1]=2;
data_arr[1]="Mesleki Üyelikler";

item[2]=3;
data_arr[2]="Kendi Kuruluşumuzu Tanımak";

item[3]=10;
data_arr[3]="Yayınlar";

item[4]=11;
data_arr[4]="Toplantı arama ve tasarım";

item[5]=12;
data_arr[5]="Sistem Mühendisliği ve Rekabet Gücü";

item[6]=13;
data_arr[6]="Misyon, Vizyon ve Öz-değerler<br> \
İş yaratma Programları";

item[7]=14;
data_arr[7]="Kuruluşlar içinde Öğrenme Ortamı oluşturulması";

item[8]=15;
data_arr[8]="Kuruluşlar içinde ARGE Ortamı oluşturulması";

item[9]=9;
data_arr[9]="Sistem Mühendisliği ve Uygulama Hizmetleri";

item[10]=99;
data_arr[10]="<p class=\"baslik\">Sistem Mühendisliği<br />Uygulama Hizmetleri</p><br /> \
Buradaki yuvarlakların herbiri sunulan uygulama hizmetinin \
açıklandığı çizime gider... İlgili çizimi ve açıklamasını \
görmek için tıklayın.";

item[11]=100;
data_arr[11]="<p class=\"baslik\">İletişim Bilgileri</p> \
M. Tınaz Titiz \
<br />PK 23 Sahrayıcedit, 34736 Erenköy, Istanbul \
<br />Erenköy VD 232 941 05770 \
<br />tinaz@tinaztitiz.com  \
<a href=\"http://www.tinaztitiz.com\"> \
http://www.tinaztitiz.com</a> \
<a href=\"iletisim.html\" class=\"baslik\"><h4>İLETİ İÇİN TIKLAYIN</h4></a> ";

item[12]=101;
data_arr[12]="<table cellpadding=\"0\" cellspacing=\"0\"> \
<tr><td width=\"20\">&nbsp;</td><td> \
<IMG SRC=\"img/profesyonel_orgutler.gif\" WIDTH=355 HEIGHT=72 BORDER=0 ALT=\"\" USEMAP=\"#profesyonel_orgutler_Map\"> \
<MAP NAME=\"profesyonel_orgutler_Map\"> \
<AREA SHAPE=\"rect\" ALT=\"\" COORDS=\"0,15,169,58\" HREF=\"http://www.incose.org\" TARGET=\"_blank\"> \
<AREA SHAPE=\"rect\" ALT=\"\" COORDS=\"195,0,354,71\" HREF=\"http://www.NBCC.org/\" TARGET=\"_blank\"> \
</MAP> \
</td></tr> \
</table>";

item[13]=102;
data_arr[13]="<p class=\"baslik\"><h3>İki Yaklaşım</h3></p> \
<center>Geleneksel Yaklaşım \
Birimler elleriyle süreçlerin parçalanması<br /> \
SİSTEM MÜHENDİSLİĞİ<br /> \
(Süreç Takımları eliyle <b>sistem</b> yaklaşımı)<br /> \
<a href=\"ikiyaklasim.html\">İki Yaklaşım Sayfası için tıklayın</a></center>";

item[14]=103;
data_arr[14]="<center><p class=\"baslik\"><h3>Sistem Mühendisliği ve Rekabet Gücü Kazandırma</h3></p></center> \
<p>Bu konuda öğrenmek istedikleriniz için fareyi ilgili çizimin üzerine götürüp açılan pencereden gerekenleri okuyabilirsiniz.</p> ";

item[15]=202;
data_arr[15]="<center><span class=\"titler\">M.Tınaz Titiz Kitap Yayın Listesi</span></center> \
<table> \
<tr><td valign=\"top\"><img src=\"img/k_snc.jpg\" border=\"0\"></td> \
<td>Sorun Nasıl Çözülmez?,<br />1990, Say Dağıtım, Ankara <br /> \
<a href=\"kitaplar/Sorun_nasil_cozulmez.zip\"> Kitabın PDF Kopyası</a> \
</td></tr> \
<tr> <td>Farzedin ki Hindiyiz,<br />1991, V Yayınları, Ankara<br /> \
<a href=\"kitaplar/Farzedinki-hindiyiz.zip\">Kitabın PDF Kopyası</a></td> \
<td valign=\"top\"><img src=\"img/k_fh.jpg\" border=\"0\"></td> </tr> \
<tr><td valign=\"top\"><img src=\"img/k_asa.jpg\"></td> \
<td>Alternatif Siyaset Anlayışı,<br />1992, V Yayınları, Ankarai<br /> \
<a href=\"kitaplar/Alternati-Siyaset-Anlayisi.zip\">Kitabın PDF Kopyası</a></td></tr> \
<tr><td>Eko-Liberal Hareket,<br />1993, İnkılap Kitabevi, İstanbul</td> \
<td valign=\"top\"><img src=\"img/k_elh.jpg\" border=\"0\"></td> </tr> \
<tr><td valign=\"top\"><img src=\"img/k_ehd.jpg\"></td> \
<td>Evet-Hayır Demokrasisi,<br />1994, İnkılap Kitabevi, İstanbul</td></tr> \
<tr><td>Girişimcilik,<br />1995, İnkılap Kitabevi, İstanbul</td> \
<td valign=\"top\"><img src=\"img/k_g.jpg\" border=\"0\"></td> </tr> \
<tr><td valign=\"top\"><img src=\"img/k_obt.jpg\"></td> \
<td>Özelleştirme Bağlamında Taşkömürü,<br />1995, İnkılap Kitabevi, İstanbul</td></tr> \
<tr><td>Ezbere Hayır,<br />1996, İnkılap Kitabevi, İstanbul</td> \
<td valign=\"top\"><img src=\"img/k_eh.jpg\" border=\"0\"></td> </tr> \
<tr><td valign=\"top\"><img src=\"img/k_ino.jpg\"></td> \
<td>İnsan Ne Yerse Odur,<br />1997, İnkılap Kitabevi, İstanbul</td></tr> \
<tr><td>Ezbersiz Eğitim İçin Yol Haritası,<br />1998, Beyaz yayınları, İstanbul</td> \
<td valign=\"top\"><img src=\"img/k_eeyh.jpg\" border=\"0\"></td> </tr> \
<tr><td valign=\"top\"><img src=\"img/k_ggo.jpg\"></td> \
<td>Genç Girişimcilere Öneriler,<br />1998, İnkılap Kitabevi, İstanbul</td></tr> \
<tr><td>Okulda Yeni Eğitim,<br />2000, Beyaz Yayınları, İstanbul</td> \
<td valign=\"top\"><img src=\"img/k_oye.jpg\" border=\"0\"></td> </tr> \
<tr><td valign=\"top\"><img src=\"img/k_ay.jpg\"></td> \
<td>Aklın yolu 1+n,<br />2004, Beyaz Yayınları, İstanbul</td></tr> \
<tr><td>Büyükler için Hayat Bilgileri,<br />2004, Beyaz Yayınları, İstanbul</td> \
<td valign=\"top\"><img src=\"img/k_bhb.jpg\" border=\"0\"></td> </tr> \
</table>";

item[16]=2021;
data_arr[16]="Yayınlar PK 23 Sahrayıcedit, 81090 Erenköy, istanbul  adresinden ödemeli olarak, ilgili yayınevlerinden ya da BEYAZ NOKTA® VAKFI\'ndan <a href=\"http://www.beyaznokta.org.tr\"><b>http://www.beyaznokta.org.tr</b></a>  bağış karşılığından temin edilebilir. ";

item[17]=203;
data_arr[17]="<p class=\"baslik\"><h4>Makale Yayın Listesi</h4></p> \
Çeşitli konularda yayımlanmış ve bir bölümü kitapları içinde yer almış, aşağıdaki sınıflandırma içinde yaklaşık 1500 adet yazı vardır: \
<table width=\"300\"><tr><td width=\"30\">&nbsp;</td><td> \
<li>Ekonomi \
<li>Sorular ve Sorunlar \
<li>Devlet \
<li>İş Yaşamı \
<li>Demokrasi \
<li>Belagat (rhetoric) \
<li>Deprem \
</td><td> \
<li>Trafik \
<li>Bilim ve Teknoloji \
<li>Medya \
<li>Hayvanlar \
<li>İnsan \
<li>Toplum \
<li>Eğitim \
</td></tr></table>";


item[18]=2031;
data_arr[18]="<p class=\"baslik\"><h4>Yazılara şu yollarla erişilebilir:</h4></p> \
<a href=\"http://www.tinaztitiz.com\"> \
http://www.tinaztitiz.com</a> \
 adresli kişisel web sayfası yolu ile, <br /> \
<a href=\"http://www.beyaznokta.org.tr\"> \
http://www.beyaznokta.org.tr</a> \
 adresli BEYAZ NOKTA® VAKFI web sayfası yolu ile. ";

item[19]=204;
data_arr[19]="<p class=\"baslik\"><h3><font color=\"#ff0000\">Sistem Mühendisliği Nedir?</font></h3><p> \
<p>Başarılı <b>sistem</b>leri gerçekleştirilebilmek için gereken disiplinlerarası yaklaşım ve araçlar1..</p> \
ya da \
<p>Sistemleri tasarımlayıp optimize etme sanatı2..</p> \
<p>Sistem Mühendisliğinin INCOSE tarafından yapılan tanımındaki <b>disiplinler arası yaklaşım</b> deyimi, sistemlerin ürünlerinin ancak disiplinlerarası takımlar eliyle gerçekleştirilebileceğini, bunun dışındaki tek disiplinlerin ya da sistem mühendisleri olarak yerleştirilmeye çalışılan mesleklerin ürünlerinin söz konusu olamayacağını ifade etmektedir.</p> \
<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">Peki <b>sistem</b> Nedir?</font><p/> \
<p>Bir <b>sistem</b>, belirli bir amaca yönelik olarak, birbirlerine bağımlı ve birlikte çalışan parçalar topluluğudur. </p> \
<p>Görüldüğü gibi, sistem yalnızca birbirine bağlı parçalar topluluğu değil, aynı zamanda birlikte çalışabilen parçalar topluluğudur. Bir sistemin başarı ölçülerinden birisi de işte bu birlikte çalışabilme düzeyidir.</p>";

item[20]=205;
data_arr[20]="<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">Sistem Mühendisliği (SM) için Yaşamdan örnekler..</font> <p/> \
<p>SM\'nin yaşam içinde çeşitli uygulama alanı vardır. Ama bunlardan bir tanesi günümüz Türkiye\'sinde diğerlerinden daha önemlidir:  kuruluşların ve toplumların rekabet güçlerinin geliştirilmesi. Yani daha iyi ve daha ucuz üretim yapmaları. </p> \
<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">SM Bunu Nasıl Yapar?</font><p/> \
<p>Bir <b>sistem</b>in iki vazgeçilmezi vardır: (1) Parçalarının birbirine bağımlılığı, (2) Parçaların birlikte çalışabilmesi</p> \
<p>Rekabet gücü sorunları genellikle sistemlerin bu iki gereklilikten biri ve/ya ikisinin yerine getirilemeyişinden kaynaklanır. Kuruluşlar ise bu sorunları genellikle parçalı, palyatif ve reaktif biçimde çözmek eğilimindedirler. Bu ise sorunları çözmez daha da derinleştirir. Ama SM dışındaki yaklaşımlar sistemleri ancak böyle -yani parça parça- ele alabilir.</p> \
<p>Sorunlar bunun yerine bütüncül, kökten ve pro-aktif biçimde ele alınabilseydi, sistemler daha iyi ve daha ucuz ürünler üretebilecekler, yani rekabet güçleri daha yüksek olacaktı. </p> \
<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">Bir örnek verilebilir mi?</font></p> \
<p>Bildik bir senaryo: </p> \
<p>«Bir şirket, varlığını sürdürebilecek, büyüyebilecek düzeyde kâr edememekte, maliyetleri giderek artmakta, pazarını da giderek rakiplerine kaptırmaktadır.</p> \
<p>Birlikte çalışılan danışmanlık firması maliyet unsurlarını analiz etmiş ve azaltıcı önlemler tavsiye etmiştir. Bunun üzerine bir miktar personel çıkarılmış, gereksiz masraflar kısılmış, buna rağmen önemli bir tasarruf sağlanamadığı gibi üretim de kesintiye uğrar olmuştur. </p> \
<p>Mevcut çalışanlar daha çok yorulmakta, daha az kazanmakta, şirket ise hergün daha çok zarar etmektedir. Bu ölümcül bir sarmaldır ve böyle gittiği takdirde kaçınılmaz son (iflas) mukadderdir. </p> \
<p>Firma tek çıkar yol olarak düşük faizli ve uzun vadeli kaynak (borç, kredi, vb) arar durumdadır.»</p> \
<p>Bu senaryo birçok firmanın karşılaştığı ve pek azının kurtulabildiği bir durumu yansıtmaktadır. Senaryoda tanıtılan firma temsilîdir ama gerçeklere tam tamına da uymaktadır.</p> ";

item[21]=206;
data_arr[21]="<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">SM bu durumda ne yapabilir? </font></p> \
<p>SM kuşkusuz sihirli bir alet değildir. Ama herhangi bir durumda <b>yapılabileceklerin en iyisi</b> de ancak bu yolla yapılabilir. </p> \
<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">Bizi çağırırsanız ne yaparız?</font></p> \
<p>Önce,  içinde firmanızın işlerini iyi bilen bir kişi de bulunmak üzere bir <b>takım</b> kurarız. Takımda, işinizin önemli süreçleri konusunda uzman kişiler de bulunur.</p> \
<p>Takım, süratli bir biçimde işinize ait bir organigraph çıkarır -bir çeşit proses haritası-. </p> \
<p>Bu haritada, işinize ait akımların varsa dar boğazları görülecektir. Bu darboğazlar muhtemelen firmanızca da bilinmektedir. Ama bu haritalama yoluyla hem takım elemanları firmayı iyice tanırlar, hem de o güne kadar içinde yaşadığınız süreçler net olarak önünüze konulur. </p> \
<p>Bu aşamada ayrıca bu süreçlerden beklenen başarı göstergeleri de (KPI- Key Performance Indicators) tesbit edilerek, süreçlerin başarıları ve olası darboğazlar değerlendirilir.</p> \
<p>Takım öncelikle firmanın içinde yeraldığı pazardaki yerini ve şansını değerlendirir. Bu şans yeterli görünüyor ise bir sonraki adıma geçilir.</p> \
<p>SM\'nin esas katkısı bu noktada başlar. Şöyle ki: İşiniz, birbiriyle irtibatlı bir dizi parçadan oluşur. Bu parçalara alt-sistem diyoruz.</p> \
<p>Alt-sistemler genellikle  birimler -şeflik, müdürlük gibi- halinde organize olmuşlardır. Bu birimler ilk kurulduğunda gayet sıkı bir işbirliği halinde iken zamanla kendi amaçlarını en yüksek öneme getirecek şekilde, sanki ayrı birer firma kadar bağımsızlaşırlar.1 </p> \
<p>Böylelikle birbirine bağımlı <b>gibi</b> görünen, her zaman için birbiriyle sıkı bir işbirliği içinde olduğunu <b>söyleyen</b>, ama tam aksi şekilde <b>davranan</b> firma içinde firmalar ortaya çıkar.</p> \
<p>Gerçekte bir bütün olan işler bu birimleşme geleneği dolayısıyla parçalanırlar. Bir işletmenin çöküşü bu olguyla (kompartmantasyon) başlar. Süreç parçalanması (process fragmentation) dıştan bakanlarca anlaşılamayan bir çeşit iç kırıklardır. (Bkz. <b>Geleneksel Yaklaşım - Birimler Eliyle Süreçlerin Parçalanması</b>)</p> \
<p>Görünüşte koşuşturan, yangın söndüren elemanlar, ama sonuçta pahalı ve düşük kaliteli üretim!</p> \
<p>Takım, SM yoluyla  bu parçalanmışlığı saptayarak işleri tekrar birer <b>bütün</b> haline getirecek iş tasarımını yapar. Bu amaçla, firmanın <b>öz-niyetini (misyon)</b> ve <b>ülküsünü (vizyon)</b> tekrar tekrar sorgular. (Bkz. <b>Sistem Mühendisliği - Süreç Takımları Eliyle Sistem Yaklaşımı</b>)</p> \
<p>Yönetim danışmanlığı alanındaki moda deyimlerle re-engineering, süreç odaklı yaklaşım vb adlarla anılan yaklaşımların özü Sistem Mühendisliği\'dir.</p> \
<p>Bu müdahale sonunda firmanın işleri mümkün olan en rasyonel şekle sokulmuş olur. Bu rasyonellik, firmanın kârlı hale gelmesi için gereklidir, ama <b>yeter şart(lar)</b> tabii ki bu kadar olmayabilir. Firma dışı faktörler, uluslararası ölçekte rekabet bozucu etkiler (kotalar gibi) nedeniyle firma halâ kâr edebilecek duruma gelemiyorsa, bu durumda farklı alternatif çözümler geliştirilip önerilir.</p> ";

item[22]=209;
data_arr[22]="<center><p class=\"baslik\"><h3>ETİK GÜVENCE </h3> \
(Rev. 4.0, 02.07.04)</center></p> \
<br />Bu ETİK GÜVENCE, müşterilerimizin çıkarlarını gözeterek profesyonel amaçlarla yapmaya giriştiğimiz danışmanlık işini, bir yandan da mesleğin saygınlığını koruma amacı ile bütünleştirerek, yasal zorunlukların üstünde ve ötesindeki gönüllü zorunlukları bir öz-disiplinle kabul ettiğimizi vurgulama amacını taşımaktadır. Bu bağlamda: \
<p class=\"baslik\"><h3>Deneyimle pekişmiş alanlarda hizmet</h3></p> \
Ancak deneyim ve yetkinliğimiz olan işleri kabul edeceğiz; yalnızca okuma ya da dinleme yoluyla edinilebilecek bilgilere dayanan, gerçek yaşam deneyimlerimizle doğrulanıp pekiştirilmemiş danışmanlık hizmeti vermeyeceğiz, \
<p class=\"baslik\"><h3>Tanıtma</h3></p> \
Kendimizi yanıltıcı biçimde tanıtmayacağız. \
<p class=\"baslik\"><h3>İlkelere uyum</h3></p> \
Bu ilkelere, özellikle çıkarlarımızı zedeleyebilecekleri hallerde uyacağız. \
<p class=\"baslik\"><h3>Denetimi kolaylaştırma, özendirme</h3></p> \
Bu ilkelere uyduğumuzun denetimi yolunda engelleyici faaliyette bulunmayacağız, mümkün olan hallerde bu denetimi özendireceğiz.";

item[23]=210;
data_arr[23]="<center><p class=\"baslik\"><h3><font color=\"#ff0000\">Ortak Akıl Toplantıları</font></h3></p></center>\
Bir konunun taraflarını (paydaş) bir araya getirerek, belirli soruların cevaplanmasını sağlayan toplantılardır (search conference, future search vbg adlarla anılır).  \
<p>Bu konu ticari bir şirket, bir vakıf ya da bir devlet kurumunun misyonunun ortaya çıkarılması, vizyonunun belirlenmesi ya da belirli bir konudaki politikasının esasları üzerinde uzlaşı arayışi olabileceği gibi, ulusal ölçekteki bir anlaşmazlığın taraflarının uzlaştırılması da olabilir.</p>\
<p>Ya da bu kurumların, belirli bir konudaki geleceği tahmin etme arzuları da (future search) yine arama toplantıları yoluyla tatmin edilir. </p> \
<p>Geçmişten bu yana yönetilen bu türden toplantılara ilişkin <a href=\"http://www.tinaztitiz.com/hizmet_arama.html\">referanslarda</a> bu çeşitlilik görülmektedir. </p> "

item[24]=211;
data_arr[24]="<p class=\"baslik\"><h3><font color=\"#ff0000\">Biz ne yapabiliriz?</font></h3></p> \
<p>Bir Ortak Akıl toplantısının can alıcı noktası, katılımcılara yöneltilecek soruların iyi tasarımlanmasıdır. Doğru sorulmamış sorulara cevap aranması, bir arama toplantısını hoş -ve pahalı- bir hafta sonu tatiline çevirebilir. Uzlaşı aranacak konuda doğru soruları tasarımlayarak ya da katılımcıların tasarımlamasına katkıda bulunarak toplantının amaçlarına ulaşmasını sağlarız. Doğru soruların kimi özellikleri  <a href=\"http://www.tinaztitiz.com/dosyalar/SMUH_Profesyonel_Hizmetleri/dogru_sorular.pdf\">http://www.tinaztitiz.com/dosyalar/SMUH_Profesyonel_Hizmetleri/dogru_sorular.pdf</a> adresindeki sunumda açıklanmıştır.</p> \
<p>Bu kritik özellik, tarafımızdan düzenlenen Ortak Akıl toplantılarına özel bir ad verilmesine yol açmıştır:  SORU KONFERANSI(TM).</p>\
<p>Bir Soru Konferansı®, çözülmek istenilen bir probleme ilişkin en az sayıda öyle sorular bulunarak başlanır ki, bu soruların cevapları ortadaki problemin çözümünü –büyük ölçüde- oluştururlar. Neredeyse şu denilebilir: sorular yanıtlardır. Ama bir koşulla: soruların <b>doğru</b> sorulmuş olmaları kaydıyla.</p>\
<p>Bir soru’nun doğru olup olmadığı şu 3 test sorusu  ile anlaşılabilir:  <p/>\
<p>\
<ol> \
<font color=\"#0000ff\"> \
<li>Soru tekil mi? (birden fazla soru’nun tek soru içinde birleşip birleştirilmediği),</li>\
<li>Soru belirli mi? (belirli bir sorunu tarif etmek yerine jenerik kavramların kullanılıp kullanılmadığı), </li>\
<li>Soru net mi? (tanımsız, süsleyici ama anlamı belirsiz terimlerin kullanılıp kullanılmadığı).  </p> \</li>\
</font> \
</ol> \
<p>Bu 3 özelliğe sahip soruların “doğru” olması olasılığı çok yüksektir (ama yine de garanti değildir).</p>\
<p>İşte, Soru Konferansı® tekniği adını verdiğimiz ortak akıl toplantılarını benzer toplantılardan ayıran en önemli özellik budur. Bir Soru Konferansı®, bir sorun’un çözümünü garanti etmez; ama çözüme gidebilecek yolda doğru ilerlendiğini garanti eder. Bu ise bir çalışmadan beklenen en önemli çıktıdır. Bir Soru Konferansı’ndan neler beklenebileceği ve beklenmemesi gerektiği  <a href=http://www.tinaztitiz.com/dosyalar/SMUH_Profesyonel_Hizmetleri/SK_ne_beklenmeli.pps>http://www.tinaztitiz.com/dosyalar/SMUH_Profesyonel_Hizmetleri/SK_ne_beklenmeli.pps </a> sunumunda kısaca özetlenmektedir.</p>\
<p>Bir uzlaşı toplantısı ile benzer görünüşteki toplantıları ayıran önemli ikinci özellik, katılımcıların tam katılımlarının sağlanması, sahip olunan ticari, akademik, bürokratik ya da siyasi ünvanların gereksiz bir egemenliğe yol açmasını önlemektir.  </p> \
<p>Sonuncu önemli nokta da, toplantı sonuçlarının yorumlanmasıdır. Bu, söylenenlerin özetinin raporlanması değil, söylenenler ile moderatörün birikimlerinin sentezinin yapılabilmesidir. ";

item[25]=212;
data_arr[25]="<center><p class=\"baslik\"><h3><font color=\"#ff0000\">Toplantı Tasarımı</font></h3></p></center> \
Hayatımızın ne kadarını toplantılarda geçiririz? Kuruluşların orta ve üst yönetim kademelerinde günlerin neredeyse tamamı -hattâ bazen iş saatlerinin dışı- toplantılarla doludur. Peki, yaşamımızı tüketen bu toplantılar acaba istenilen sonuçları ne ölçüde üretebiliyor?   \
<p>Kabûl edilmesi güç olabilir ama, rastgele düzenlenmiş bir toplantının -ki büyük bölümü böyledir- verimi yaklaşık %20 civarındadır. Toplantıları bu ölçüde verimsiz kılan; </p> \
<ul> \
<font color=\"#0000ff\"> \
<li>Duygu ve düşüncelerin ifade edilebilmesindeki güçlükler, </li> \
<li>Toplantı öncesi hazırlıkların (ev ödevleri) yeterince yapılmayışı,</li> \
<li>Toplantıya katılanlar arasında ortak kavram tabanı bulunmayışı ya da bunun olmadığı bilinse de toplantı boyunca gereken noktalarda bu ortaklığın sağlan(a)mayışı,</li> \
<li>Toplantıların iyi yönetilemeyişi (söz kesme, kişilik eleştirilerine meydan verme, toplantıya egemen olmak isteyenleri engelleyememe vbg),</li> \
</font> \
</ul> \
Ve benzeri faktörler kuşkusuz önemlidir. Ama en önemli öğe başkadır. Bu, <b>toplantı tasarımı</b> adı verilebilecek faktördür, ya da bir başka deyimle <b>toplantı mimarisi</b>. Bir toplantının -aynen bir binada olduğu gibi- tasarımlanabilmesi için şu noktalara dikkat edilmelidir:   \
<ul> \
<li>Bir toplantı bir süreç içindeki bir adımdır. Tasarım bu gerçeği dikkate almalı, toplantının hangi süreç adımlarından sonra yapıldığı ve de sonra hangi süreç adımlarının atilması gerektiği tüm katılımcılarca net olarak bilinmelidir (tabii bu durumda toplantıların büyük çoğunluğu yapılamayabilir :)  ) </li> \
<li>Kısa ya da uzun süreli, dar ya da geniş katılımlı, apartman yönetimi ya da tehdit değerlendirme toplantısı, şu 4 sorunun sorulmasına dayalı bir tasarıma sahip olmalıdır:  </li> \
<ul> \
<li>SORU 1 - Toplantıdan beklenen çıktı(lar) (deliverables) ne(ler)dir?  </li> \
<li>SORU 2 - O çıktı(lar) niçin beklenmektedir?  </li> \
<li>SORU 3 - Çıktı(lar)ın nasıl bir süreçle elde edilmesi düşünülmektedir? </li> \
<li>SORU 4 - Katılımcılar arasında ortak akıl kendiliğinden oluşmayacağına göre nasıl bir yöntemle sağlanması öngörülmektedir? Bir diğer deyimle, katılımcıların, kendi fikirlerini savunmanın ötesine geçip birbirlerinin fikirlerinden yararlanarak daha yüksek değer taşıyan düşünceler üretmesi -ki ortak akıl budur- nasıl sağlanacaktır? </li> \
</ul> \
</ul> \
Bu 4 soruya cevap aranmadan yapılabilecek toplantılar kuşkusuz bazı yararlı sonuçlar verebilir -tanışma, sohbet, iletişim vbg-, ama beklenen çıktıları veremez. ";

item[26]=213;
data_arr[26]="Biz ne yapabiliriz? \
<img src=\"img/vinci.gif\" align=\"right\" alt=\"\" /> \
<p>Kuruluşunuz elemanları ile birlikte çalışarak toplantı tasarım esaslarının özümlenmesini sağlarız. Ayrıca, daha önemli toplantılarınızın -seminer, atelye çalışması, panel, arama toplantısı vbg- tasarımını yaparız. </p> ";

item[27]=214;
data_arr[27]="<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">Misyon, Vizyon ve Öz-değerlerin Belirlenmesi</font></p> \
<p>Kurulusunuz elemanlari ile birlikte çalisarak toplanti tasarim esaslarinin özümlenmesini saglariz. Ayrica, daha önemli toplantilarinizin -seminer, atelye çalismasi, panel, arama toplantisi vbg- tasarimini yapariz. </p> ";

item[28]=215;
data_arr[28]="Kuruluşların misyon, vizyon ve öz-değerleri mutlaka vardır, ama bunlar kuruluşu gerçekleştiren kişi(ler)in kafalarından yaşam pratiğine genellikle inmemiştir. Profesyoneller ise -yine genellikle- kurucu(lar)ın kafalarının içindeki bu <b>gerçek yol göstericiler</b>i ortaya çıkarmak yerine, ticari hedef ve amaçları öz-niyet ve ülküler olarak benimsemeyi yeğlerler. \
<p>Birçok kuruluşla deneyimlerimiz, kâr etmenin bir misyon olarak benimsendiğini göstermektedir. Halbuki dünyaca ünlü -ve kârlı- firmaların öz-niyetleri içinde kârlılık bir amaç değil, kuruluşun esas varoluş nedenine erişmek ve onu sürdürebilmek için bir araçtır.</p>  \
<p>Bir kuruluşun öz-niyetinin belirlenmesi için kullanılan yöntemlerden birisi şu soruyu sormaktır:</p> \
<dd> \
Yarın sabah uyandığınızda iyi bir maaşla emekli olacağınızı bilseniz, bu kuruluşta yine de çalışmak ister miydiniz? Evetse hangi derindeki neden (öz-niyet) sizi çalışmaya motive eder? \
</dd> ";

item[29]=216;
data_arr[29]="Öz-değerleri belirlemek için ise şu sorular sorulabilir: \
<font color=\"0000ff\"> \
<dd> \
<br />1.Şahsen hangi öz-değerlerinizi işinize getirirsiniz?</li> \
<br />2.Çocuklarınıza söylediğiniz ve onların da sahip olmalarını arzuladığınız öz-değerleriniz hangileridir?</li> \
<br />3.Yarın sabah uyandığınızda yeterli bir ücretle emekli olabilseniz, iş içindeki hangi öz-değeri benimsemeye devam edersiniz?</li> \
<br />4.Hangi öz-değeriniz bugünden itibaren 100 yıl kadar geçerli olacaktır?</li> \
<br />5.Bir öz-değeriniz mukayeseli üstünlük değil de mukayeseli dezavantaj yaratmaya başlasa ona sadık kalmaya devam eder misiniz?</li> \
<br />6.Yarın sabah farklı bir şirkette farklı bir işte başlasanız, hangi öz-değerleri korumaya devam edersiniz? </li> \
</dd> \
</font> ";

item[30]=217;
data_arr[30]="<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">Biz ne yapabiliriz?</font><p/> \
Kuruluşunuzun profesyonelleri ve kurucuları / hissedarları ile çalışarak, zihinlere gömülü durumda olabilecek öz-niyetleri, öz-değerleri ve ülküleri ortaya çıkarır ve yeniden şekillendirilmesi için uygun yöntemler uygularız.";

item[31]=218;
data_arr[31]="<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">Kuruluşlar İçinde Birer Öğrenme Ortamı Oluşturulması</font></p> \
<p>Yeni bir binyıla girerken geleneksel eğitim kurumunun temel öğesi olan <b>öğretme</b>, yerini <b>öğrenme</b> kavramına bırakıyor.</p> \
<p>İnsan, en zayıf yanı olan koşullandırılmaya açıklığı nedeniyle,  küçüklüğünden başlayarak ömrü boyunca süren <b>birisi sana öğretmez ise sen öğrenemezsin</b> öğretisi nedeniyle bir süre sonra gerçekten de aracısız öğrenemez duruma gelmektedir.</p> \
<p>Gerçekte ise insan  ve yaşamını sürdürebilen tüm canlıların ortak yanı, olağanüstü öğrenebilme yetenekleridir. Onlar, ihtiyaç duydukları bilgi, beceri ve davranışları, olağanüstü bir yaratıcılıkla öğrenebilmekte ve bu sırada çevrelerindeki tüm imkânları  büyük bir beceriyle kullanabilmektedirler.</p> \
<p>Öğrenme Ortamı, öğrenebilme yetisinin uyandırılmasını bekleyen genç ve erişkinlere bu doğal yeteneklerini tekrar hatırlatmayı amaçlamaktadır.</p> \
<p>Öğrenme Ortamı\'nda kişilere bir şey öğretilmez, ne öğrenmeleri gerektiği de söylenmez, sadece öğrenebilecekleri uygun ortam hazırlanır ve çok küçük yardımların dışında  öğretici yardımlarda da bulunulmaz. Bir kuruluş içinde oluşturulan bir öğrenme ortamında, kuruluşun tüm elemanları öğrenme ihtiyaçlarını belirler ve kendi kendilerine öğrenirler.</p>  \
<p>Bu <b>kendi kendine öğrenme</b> bazen yardımsız, bazen de kişinin kendi kontrolundaki kurs, seminer, konferans gibi etkinliklere katılımıyla oluşur. Bir öğretici eğitim programı ile öğrenici odaklı eğitim programı arasındaki fark kontrolun kimin elinde olduğudur. Öğretici odaklı programların verimi düşük, öğrenici odaklı programların verimi mukayese edilemeyecek ölçüde yüksektir.</p> ";

item[32]=219;
data_arr[32]="Bir Öğrenme Ortamı şu somut ve soyut parçalardan oluşur:<br/> \
<dd> \
<br /><font color=\"#ff0000\">Bir fiziki mekân :</font> <font color=\"#0000ff\">Öğrenme malzemeleri ile, yararlanmak isteyenlerin  bunları  inceleyebileceği, bir  Öğrenme Ortamı yöneticisinin bulunacağı bir mekândır. </font> \
<br /><font color=\"#ff0000\">Donanım :</font> <font color=\"#0000ff\">bilgisayar, internet bağlantısı, kasetçalar, tepegöz, data-projector, flip-chart, toplantı masaları vbg donanımdır.</font> \
<br /><font color=\"#ff0000\">Öğrenme Kaynakları Havuzu :</font> <font color=\"#0000ff\">Basılı, sesli, görsel, bilgisayar destekli ve benzeri öğrenme malzemeleridir. </font> \
<br /><font color=\"#ff0000\">Öğrenme Kaynakları için Yararlanma Anlaşmaları :</font> <font color=\"#0000ff\">Öğrenme Ortamı içinde fiziken var olmayan, ama kullanımına izin verilen öğrenme malzemeleri de söz konusudur. Sahip olduğu çeşitli öğrenme malzemeleri içinden Öğrenme Ortamı\'nın hedef kitle(ler)inin amaçlarına hizmet edebilecek olanları yararlandırmayı kabul eden kişiler ile kuruluş idaresi anlaşmalar yapar. </font> \
<br /><font color=\"#ff0000\">Öğrenme İmkânları için Yararlanma Anlaşmaları :</font> <font color=\"#0000ff\">Bir hastane ile yapılabilecek ilk yardım eğitimi, itfai teşkilâtı ile yapılabilecek yangın savunma eğitimi, çeşitli devlet kuruluşlarının amaca yönelik programlarından yararlanma ya da bir ticari şirketin, kendi personeli için düzenleyebileceği çeşitli eğitim ve/ya ortak akıl çalışmalarına katılım kontenjanı da yararlanma Anlaşmalarına konu olabilir.</font> \
<br /><font color=\"#ff0000\">Mentor Havuzu :</font> <font color=\"#0000ff\">Öğrenme Ortamı\'ndan yararlanacak olanlara belirli veya genel konularda yol göstericilik yapmayı kabul eden kişilerin oluşturduğu havuzdur.</font> \
<br /><font color=\"#ff0000\">Katılımlı Çalışmalar :</font> <font color=\"#0000ff\">Öğrenme Ortamı\'ndan yararlanmak isteyenler için peryodik olarak ya da belirli sayıda kişi bir araya toplandığı takdirde düzenlenebilecek katılımlı çalışmalardır. Bunlar 11 adet olup şu konuları kapsarlar: </font> \
<dd> \
<br />Modül No 1 -Öğrenme Ortamı\'nın genel tanıtımı \
<br />Modül No 2 - Sonuçta ne kazanılır? \
<br />Modül No 3 - Kontrol sende! (katılımcıda özgüven uyarma amacını taşır) \
<br />Modül No 4 - Olumluluk bir güçtür! (yaygın olumsuz eğilimleri azaltma amacını taşır) \
<br />Modül No 5 - Tüm  yaşam öğrenmedir! (yaşamın çeşitli kesitlerinde karşılaşılan sorunların hemen tümünün öğrenme yetmezliğinden kaynaklandığı gerçeğini vurgulama amacını taşır) \
<br />Modül No 6 - Her şey tercihtir! (insanların kaderlerine küsmelerinin doğru olmadığını, sorunların çoğunun bizim tercihimiz olduğunu vurgulama amacını taşır) \
<br />Modül No 7 - Zihinsel zincirlerden kurtulun! (yaratıcı düşünebilme için kendinin farkına vardırma amacını taşır) \
<br />Modül No 8 -  Sorular yanıtlardır! (doğru soru sorabilmenin aslında cevabın önemli bir bölümü demek olduğu bilincinin uyarılması amacını taşır) \
<br />Modül No 9 -  Öğrenme imkânları denizi içindesin! (kişinin çevresinin, -eğer öğrenmek istiyor ise- ona yardımcı olabilecek öğrenme imkaânlarıyla çevrili olduğu bilincinin uyarılması amacını taşır) \
<br />Modül No 10 - Kendini tanımaya yardımcı testler: (Girişimcilik testi, Zaman kullanımı testi gibi) \
<br />Modül No 11 - Nihayet, yukarıda açıklanan tüm katılımlı çalışmaların sonunda, kişilerin kendilerine, gruplar (öğrenme çemberleri) yoluyla birer öğrenme hedefi belirlemeleri için yapılan  katılımlı çalışma. \
</dd> \
<font color=\"#ff0000\">Kolaylaştırıcı Semineri : </font> \
<font color=\"0000ff\">Öğrenme Ortamı\'nda görev alacak <b>kolaylaştırıcı</b> (moderatör) kişilerin eğitilmesi amacına yönelik bir seminerdir.</font> \
</dd> ";

item[33]=220;
data_arr[33]="<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">Biz ne yapabiliriz?</font><p/> \
<img src=\"img/dusun.gif\" align=\"right\" alt=\"\" /> \
<p>Kuruluşunuzun sahip olduğu insan kaynaklarının gerçek bir entellektüel sermayeye dönüştürülmesi için gereken bu ortamı kurarız. Kazancınız, öğretme odaklı eğitim programları için harcadığınız ve geriye alınıp alınmadığından kuşkulu olduğunuz kaynakların tasarruf edilmesi, buna karşılık öğrenme veriminin artması olacaktır.</p>";

item[34]=221;
data_arr[34]="<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">İstihdam (iş Yaratma - job creation) Programları</font></p> \
<p>Yeni işlerin yaratılması genellikle kamunun bir görevi sayılır. Yeni yatırımlar ya da işsizlikle mücadele amacıyla kamu kadrolarına eleman alınması yoluyla işler yaratılabilir. </p>";

item[35]=222;
data_arr[35]="Gerçekte ise işleri ancak insanlar kendi kendilerine ya da örgütlenerek yaratabilirler. İşlerin yaratılmasını arzu eden merkezi veya yerel idarelere, meslek örgütlerine, gönüllü kuruluşlara ya da ticari kuruluşlara düşen rol ise, iş konusundaki girişimlerini kolaylaştıracak iklimi -yasal, mali, teknik, alt yapısal- oluşturmaktan ve korumaktan ibarettir. Boyutları ne olursa olsun yaratılacak ortama  <b>istihdam iklimi</b> denilebilir.";

item[36]=223;
data_arr[36]="<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">İstihdam İklimi Oluşturmak Kime Ne Yarar(lar) Sağlar?</font></p> \
<p>Bugün artık, işsizliğin doğrudan ve dolaylı sonuçlarını bilen tüm kurumlar -bu arada ticari kurumlar- istihdam iklimi yaratmanın kendi çıkarlarını korumak demek olduğunu anlamışlardır. Bu çıkarların başında, işsizliğin yaratacağı <b>sosyal çölleşme</b>nin olumsuz etkilerinden korunmak gelir. İşsiz insanların çok olduğu bir ortamda kârlı bir ticari işletmeyi dahi yutabilecek bir sosyal çöl ortaya çıkar. </p> \
<p>Kendi içinde rasyonel ve mutlu bir iş ortamı kurabilmiş işletmeler, çevrelerindeki sosyal çölün olumsuzluklarından etkilenirler. Buna göre yeni işlerin yaratılabileceği iklimler oluşturmak ya da oluşturulmasına katkıda bulunmak artık vazgeçilmemesi gereken bir işletmecilik fonksiyonu haline gelmiştir.</p>";

item[37]=224;
data_arr[37]="<p class=\"baslik\"><font color=\"#ff0000\">İstihdam İklimi Yaratmak İsteyen Bir Kurum Bunu Tek Başına yapabilir mi?</font></p> \
<img src=\"img/kaktus.gif\" alt=\"\" align=\"right\" /> \
<p>Hayır ve evet! Eğer söz konusu kurum küçük ölçekli ise bunu tek başına yapamayabilir. Kuruluş büyük ölçekli ise bu iklimi tek başına da yaratabilir. Ama ister tek başına ister birlikte olsun, istihdam yaratma bir uzmanlık konusudur ve çoğu kuruluşun böyle bir uzmanlığının olmaması da tabiidir. Bu nedenle, bazı aracı kuruluşlara ihtiyaç vardır.</p> \
<p><font color=\"#ff0000\">Bir Aracı Kurum: Reklâm ve Halkla İlişkiler Firmaları</font></p> \
<br />Reklâm ve halkla ilişkiler firmaları aracı kuruluşların başında gelir. Halkla ilişkilerinden sorumlu oldukları firmaların ayırdıkları fonları en iyi kullanabilecekleri alan, firmanın bulunduğu ortamdaki sosyal çölleşme ile mücadele amacıyla yeni işlerin yaratılmasıdır. \
<p><font color=\"#ff0000\">Bir diğer aracı kurum ise stratejik plânlama ile ilgilenen danışman kuruluşlardır. </font> \
<br />Danışmanlığını yaptıkları firmaları tüm çevreleri ile birlikte ele alarak plânlama yapan bu kuruluşlar, sosyal çöl ortamlarını dikkate almalıdırlar. \
<p><font color=\"#ff0000\">Gönüllü kuruluşlar: İyi Birer Aracı Kurum</font></p> \
<p>Topluma -bütününe ya da bir kesimine- hizmet etmek isteyen gönüllü kuruluşlar bir diğer aracı kurumdur.</p>";

item[38]=225;
data_arr[38]="<font color=\"#ff0000\">İstihdam İklimini Kimler Yaratacak?</font> \
<p>İklim yaratmada aracı kurumlar gerekli yönlendirmeleri yaparak sosyal çölleşme ile mücadeleyi kuruluşların işlev alanları içine sokacaklardır. Ama sonuçta, birileri bu iklimin yaratılması için fiilen birşeyler yapacaklardır. Bunlar kimlerdir?</p> \
<p>Bunların başında yerel yönetimler gelir Sosyal çöl ortamı içinde yaşayan insanlara hizmet etmek güç olduğu gibi, hizmetlerin ücretini geriye almak da güçtür. Bu nedenle bir yerel yönetimin önemli işlevlerinden birisi sosyal çölleşme ile mücadele etmek, bunun için de yeni işlerin yaratılabileceği iklimleri oluşturmaktır. Ayrıca, ellerinde bunun için  gereken her türlü imkân da mevcuttur.</p> \
<p>Ticari kuruluşlar, gönüllü kuruluşlar, Türk Silahlı Kuvvetleri, çeşitli kamu kuruluşları gibi kuruluşlar da kısmen aracı kısmen iklim yaratıcı olarak işlev sahibidirler.</p> \
<p>Ve nihayet merkezi idare, sosyal çölleşme ile mücadelede en önemli kurumdur ve bu nedenle istihdam ikliminin yaratılıp korunmasında vazgeçilmez bir aracılık işlevi vardır.</p> \
<font color=\"#ff0000\">Bütün Bunlar Tamam. Peki İstihdam İkliminin Tasarımını Kim Yapacak?</font> \
<p>İşleri insanlar yaratacak. İstihdam ikliminin yaratılması ve korunması konusundaki yönlendirmeyi aracı kurumlar yapacak ve merkezi ve yerel idareler ile çeşitli kuruluşlar da iklimi yaratacaklar.</p> \
<p>Ama bu zincirde çok önemli bir eksik bakla vardır: istihdam ikliminin tasarımı! Her tasarım bir dizi soru\'nun cevaplanması demektir. İklim tasarımında da yanıtlanması gereken sorular vardır. Örneğin:</p> \
<ul> \
<li>Sosyal çölün sınırları -coğrafi olarak, gelir dağılımı olarak, gelir ortalaması olarak ve diğer açılardan- nerelerdir? \
<li>Bu sınırlar içinde yaratılabilecek işlere konu olacak insan profili -yaş, cinsiyet, eğitilmişlik vd- nasıldır? \
<li>İşlerin kaynağını teşkil eden ihtiyaçlar nelerdir? \
<li>Alt-yapı -iletişim, ulaşım, eğitim vbg- durumu nasıldır? \
<li>Söz konusu sınırlar içindeki kamu yöneticilerinin yeniliklere -özellikle istihdam ikliminin oluşturulması açısından- açıklığı ne ölçüdedir? \
<li>Sınırlar içinde, iklim yaratma programlarını destekleyebilecek kuruluşların sayısı, varlık düzeyi ve bu konudaki farkındalık düzeyleri nedir? \
<li>Çeşitli iş yaratma tekniklerinden hangileri bu sınırlar içinde kullanılabilir? \
<li>İklim yaratılmasını etkileyebilecek diğer faktörler açısından bilinmesi gerekenler.. \
</ul> \
<p>İklim tasarımı aynen bir binanın mimari tasarımı gibidir. Bütün talepler, bütün sınır koşullar, bütün imkânlar bir araya getirilir ve bunlara cevap verebilecek tasarım yapılır. ";


item[39]=226;
data_arr[39]="<font color=\"#ff0000\">Biz ne yapabiliriz?</font> \
<br />Bu tasarımın ve ona bağlı eylem plânının yapılmasını sağlarız.";

item[40]=227;
data_arr[40]="<font color=\"#ff0000\">Kuruluşlar İçinde AR-GE Ortamı Oluşturulması</font> \
<p>Globalleşme artıp mal ve hizmet üreten yeni oyuncular dünya pazarlarına girdikçe, kuruluşlarımızın rekabet güçlerinin artırılması giderek yaşamsal önem kazanmaya başladı. ";

item[41]=228;
data_arr[41]="Rekabet gücü belirlemede kullanılan1 ölçütler olarak şu 8  başlık altında toplanmaktadır: \
<br /> \
<font color=\"#0000ff\"> \
<dd> \
<br />1.Ulusal ekonomi - ulusal ekonominin makroekonomik değerlendirmesi, \
<br />2.Uluslararası olma durumu - ülkenin dış ticaret ve yatırıma katılım düzeyi \
<br />3.Hükümet - hükümet politikalarının rekabetçiliğe açıklığı \
<br />4.Finans - Sermaye piyasasının performansı ve finansal hizmetlerin kalitesi \
<br />5.Alt-yapı - Doğal, teknik ve iletişim kaynaklarının iş hayatının temel ihtiyaçlarına uygunluğu \
<br />6.Yönetim - Şirketlerin yenilikçi (innovative), kârlı ve sorumlu biçimde yönetilme durumu \
<br />7.Bilim ve teknoloji - Bilimsel ve teknolojik sofistikasyon \
<br />8.Beşeri kaynak - Beşeri kaynakların mevcudiyeti ve nitelik düzeyi \
</dd> \
</font> \
<p>Bunlar içinde bilim-teknoloji ve onun başlıca uygulama aracı olan araştırma-geliştirme (AR-GE) alanındaki yetkinliğin rekabet gücü açısından önemi diğer hepsinden daha yüksektir denilebilir.</p> \
<p>Bu alanda yaygın bir eğilim -hattâ inanç-, kuruluşlarda AR-GE\'nin bir ölçüde bu konu ile ilgili departmanın, büyük ölçüde ise devletin bilim-teknoloji kurumlarının işi olduğu yolundadır. </p> \
<p>Global rekabet yarışında iddialı toplum ve firmalarda ise eğilim tamamen değişiktir ve AR-GE her düzeydeki elemanın işinin değişmez bir parçasıdır. Güvenlik görevlisi, muhasebe memuru, birim müdürü, genel müdür ya da yönetim kurulu başkanının değişmez görevlerinden birisi -hattâ başlıcası-, kendi işini daha iyi ve düşük maliyetle nasıl yapabileceğini araştırmaktır. Böylesine bir firmanın rekabet gücü kuşkusuz sürekli bir yükseliş halinde olacaktır.</p> ";

item[42]=230;
data_arr[42]="<font color=\"#ff0000\">Biz ne yapabiliriz?</font> \
<img src=\"img/durbun.gif\" alt=\"\" align=\"right\" /> \
<p>Firma içinde gerekli yaygın bilinç ortamının geliştirmesi için gereken plânlamayı yapar, uygulamasına yardımcı oluruz.";

item[43]=229;
data_arr[43]="<center><p class=\"baslik\"><h3>Kuruluşunuzu Tanımak</h3> \
<font color=\"#ff0000\">Kuruluşunuzu Tanımak ya da Kuruluş İçindeki <b>dönüştürücüler</b>i Bilinir Kılmak</font> \
<p>Bir kuruluşun yöneticilerine, <b>kurumunuzu ne kadar tanıyorsunuz?</b> şeklinde bir soru yöneltilse herhalde bunu ciddiye alan pek olmazdı. Ama, <b>kuruluşu bilmek</b> deyimi ile tam olarak ne anlaşılmak gerektiği netleştirilince bu sorunun pek de yersiz olmayacağı görülecektir.</p> \
<p><b>Kuruluşu bilmek</b> ile en azından bilinmesi gerekenler şunlardır:</p> \
<p>Beşeri sermaye ve/ya yük: Kuruluşun beşeri varlıkları içinde sermaye olabilecekler ile, aksine yük durumunda olanların bilinmesi demektir. Hattâ daha doğru bir tanımlamayla, kuruluşun beşeri kaynakları içinde yer alanların bir <b>sermaye</b> ya da <b> yük</b> olarak değerlendirilebilecek tutum ve davranışlarının bilinmesi demektir. Çünkü her kişi -sonuç olarak ister sermaye ister yük olsun- hem sermaye hem de yük teşkil eden tutum ve davranışları olabilir.</p> \
<p>Çok parlak gibi görünen kişilerin gerçekte yük olabildiği, değersiz gibi görünen kişiler arasında da beşeri sermaye sayılması gerekenler olduğu unutulmamalıdır.</p> \
<ul> \
<li><font color=\"#ff0000\">Sosyal sermaye ve/ya yük:</font> Kuruluşun kültürü içinde de, aynen beşeri kaynaklarında olduğu gibi sermaye ve yük olarak değerlendirilebilecek değerleri bulunabilir. </li> \
<li><font color=\"#ff0000\">Mali sermaye ve/ya yük:</font> Öz kaynakları ya da borçları demektir.</li> \
<li><font color=\"#ff0000\">Finansal sermaye ve/ya yük:</font> Kuruluşların kullandığı finansal araçlar içinde sermaye ya da yük olarak değerlendirilebilecek olanlardır.</li> \
<li><font color=\"#ff0000\">Gayrımenkul sermaye ve/ya yük:</font> Kuruluşa olumlu katkısı olan ya da aksine varlığı sorun olan gayrımenkullerdir.</li> \
<li><font color=\"#ff0000\">Diğer sermaye ve/ya yük:</font> Bunların dışındaki sermaye ve yüklerdir.</li> \
</ul> \
<p>Bunlar, bir kuruluşun <b>dönüştürücüleri</b>dirler. Planlı ya da plansız, tesadüf eseri ya da iyi ya da kötü niyetli olarak, yerel ya da global ölçekli ve de olumlu ya da olumsuz girdileri, söz konusu kuruluş için olumlu ya da olumsuz çıktılara dönüştürürler.</p> \
<p>Bu dönüştürücüler için yeterli bilinirliğin olmadığı hallerde alınacak kararların ne denli sağlıksız olabileceği, beklenmeyen sonuçların her an için beklenmesi gerektiği açıktır.</p> ";

item[44]=231;
data_arr[44]="<font color=\"#ff0000\">Biz ne yapabiliriz?</font> \
<p>Bu konuda seminer düzenleyerek, dönüştürücülerin belirlenmesi becerisinin geliştirilmesini sağlarız. Ya da, oluşturulacak bir takım içinde rol alarak dönüştürücülerin belirlenmesine katkıda bulunuruz.</p>";

item[45]=232;
data_arr[45]="<font color=\"#ff0000\">Konferans ve Seminerler</font> \
<p>Buraya kadar açıklanan konularda düzenlenecek kurum içi konferans ve seminerler ile, özel bir konuda duyarlık yaratılabileceği gibi genel olarak nelerin mümkün olabileceği konusunda ufuk genişletmesi de yapılabilir. Bu çerçevedeki ilginç seminerlerden birisi şudur: \
<dd> \
<font color=\"#ff0000\">Örgüt Saati</font> \
<p>Dünyanın kendi çevresinde dönmesi için gereken sürenin 24\'te birine 1 saat adı verilmiştir. Zamanın bu objektif <b>ölçüsü</b> yere, duruma, kişiye göre -ışık hızına göre küçük sayılabilecek hızlar içinde kalındığı sürece- değişmez.</p> \
<p>Bir de zamanın <b>değeri</b> denilebilecek subjektif bir özelliği vardır. Enkaz altında kalmış bir kişinin kurtarılması sırasındaki 1 saat, bir gezinti sırasındaki 1 saat ile aynı <b>değer</b>de değildir. Bir zaman süresinin değeri, o sürenin her bir anında yapılması gerekenlerin yapılması halindeki kazanç ile, yapılmaması halinde doğan kayıp arasındaki farktır. </p> \
<p>Peki, bu tanıma göre acaba bir iş yerinde 1 saat ne demektir? Zaman süresinin ölçüsü açısından işyeri saati ile gezinti yapan ya da TV seyreden bir kişinin saati arasında bir fark yoktur.</p> \
<p>Ama iki zaman süresinin <b>değerleri</b> çok farklıdır. Bir iş yerindeki her dakika içinde belirli şeylerin yapılması gerekir. Bunların yapılması halinde kazanç, yapılmaması halinde ise kayıp doğar. </p> \
<p>Biz her iki zamanı da aynı aletle ölçeriz. Halbuki, ayrı bir ölçü aletine daha ihtiyaç vardır. Zaman süresinin değerini ölçebilecek bu alete <b>örgüt saati</b> denilebilir. Geleneksel saate ise bundan ayırmak için <b>normal saat</b> ya da yalnızca <b>saat</b> denilebilir.</p> \
<p>Örgüt saati, normal saatlere göre daha hızlı işleyen bir saatten farklı bir şey değildir. Ne kadar hızlı işleyeceği ise kullanılacağı örgüte göre değişir. </p> \
<p>Şimdi basit bir hesap yapalım: bir ticari firmada çalışanlar için 24 saatlik bir <b>normal saat</b>in 16 saati firma dışında geçmektedir. Ayrıca, geri kalan 8 normal saatin yarım saati öğle yemeği için, sabah ve akşamları çeyrek saatlik süreler güne başlamak ve bitirmek için, arada yaklaşık 1 saatlik süre de çeşitli iş dışı meşgaleler için geçtiğine göre, örgüte kalan süre 6 saat olmaktadır. İşte bu 6 saatlik süre örgüt saatidir. Böylece normal saat ile örgüt saati arasındaki oran bire dört şeklindedir. Başka bir deyimle iş yerinin örgüt saati, herkesin kol saatine göre 4 kat hızlı işlemektedir.</p> \
<p>O halde toplantılar, görüşmeler, işler hep bu <b>hızlı işleyen saate</b> yani örgüt saatine göre yapılmalıdır. Bu takdirde özellikle yöneticilerin sürekli yakındıkları zaman yetmezliği önemli ölçüde azalmış olabilecektir.</p> \
<p>Belki de her örgüt, kendi örgüt saati oranını hesaplayıp ona göre bir hızda ilerleyecek duvar saatlerini kullanacaktır.</p> \
</dd>";

item[46]=233;
data_arr[46]="<font color=\"#ff0000\">Biz ne yapabiliriz?</font> \
<p>Başta orta ve üst yöneticiler olmak üzere örgüt saati kavramının yerleştirilmesini ve bunun pratik olarak çeşitli faaliyetlere -toplantı, telefon konuşması vbg- uygulanmasına yardımcı oluruz.</p>";

item[47]=234;
data_arr[47]="<font color=\"#ff0000\">Konferans ve Seminerler</font> \
<p>Buraya kadar açıklanan konularda düzenlenecek kurum içi konferans ve seminerler ile, özel bir konuda duyarlık yaratılabileceği gibi genel olarak nelerin mümkün olabileceği konusunda ufuk genişletmesi de yapılabilir.</p>";

item[48]=235;
data_arr[48]="<font color=\"#ff0000\">Sorun Kimyası</font> \
<p><b>Madde Kimyası</b>, çeşitli maddelerin hangi elementlerden oluştuğu, bunların aralarında nasıl bileşikler yapıp ayrıştığı, sıcak, soğuk, basınç gibi dış etkenlerin bunları nasıl etkilediği gibi soruları açıklar ve bu yolla da insanoğlunun gereksindiği yeni maddeleri nasıl yapabileceği konusunda ona yol gösterir. <b>Madde Kimyası</b> bütün bunları, maddeleri oluşturan <b>elementler</b> ve bu elementlerin birleşip ayrışmalarını düzenleyen <b>kanunlar</b> yoluyla yapar.</p> \
<p><b>Sorun Kimyası</b>nın da benzer şekilde, sorunların hangi elementlerden oluştuğu, aralarında nasıl yeni bileşikler yaptığı, mevcut bir sorun bileşiğinin onu oluşturan elementlerine nasıl ayrıştırılabileceği, bir sorunun bileşik mi yoksa temel element mi olduğuna nasıl karar verileceği gibi konularla uğraşması gerektiği varsayılmaktadır..</p> \
<p><b>Madde Kimyası</b>nda olduğu gibi o da bütün bu işleri, sorunları oluşturan <b>sorun elementleri</b> ve bu elementlerin birleşip ayrışmalarını düzenleyen <b>kanunlar</b> yoluyla yapmalıdır.</p> \
<p>Her bilim dalı, her disiplin ve her yeni metot bir ihtiyaçtan doğmuştur.</p> \
<p><b>-500C\'de yiyecek temini</b> eskimoların bir sorunudur. Eskimoların yapmaları gereken rasyonel davranış, başka kimseyi ilgilendirmeyen bu sorunu anlamaya ve sonra da çözmeye çalışmaktır.</p> \
<p><b>Sorun Kimyası</b>  ise, yukarıdaki gibi bir sorunu bulunan ve çağdaşlaşma konusunda pek bir iddiası bulunmayan toplumların değil, bizim gibi sorunu çok ve özellikle de onları çözmekte zaman zaman yetersiz kalan toplumların meselesidir. O halde diğer bilim dallarının geliştiği ülkelerin değil, bizim, sorunlarla ilgilenen bir bilim alanı tanımlamaya çalışmamız gerekmektedir.</p> \
<p>Çağdaş toplumlar, sorunları bulunmayan değil, onları çözebilen toplumlardır. Toplumumuz da tüm kurumlarıyla çağdaş olma arzusundadır ve bu nedenle  onları çözmek, çözmek için anlamak ve bunun için de onları anlayabilmek için bir metotlar dizisi -adına bilim diyemesek de- geliştirmek zorundadır.</p> \
<p><b>Sorun Kimyası</b> 'nın Temel Kanunları!</p> \
<p><b>Madde Kimyası</b>nın temel yasası Lavoisier Kanunu'dur: <b>Hiçbir madde yok olmaz, yoktan da var olmaz, ancak şekil değiştirir</b> biçiminde ifade edilebilecek bu kanunun <b>Sorun Kimyası</b> 'ndaki dört karşılığı şöyledir:</p> \
<dd> \
<p><font color=\"#ff0000\">Kanun 1-</font>Sorunlar yoktan var edilebilir. </p> \
<p><font color=\"#ff0000\">Kanun 2-</font>Hiç bir sorun onu meydana getiren nedenler ortadan kaldırılmadıkça çözülemez, ancak şekil değiştirir. Nedenleri yok etmeye dayalı olmayan her çözüm girişimi yeni sorunların  üremesine yol açar.</p> \
<p><font color=\"#ff0000\">Kanun 3-</font>Bir sorun çözülmediği sürece doğurma ve başka sorunlarla birleşme yoluyla çoğalma eğilimindedir.</p> \
<p><font color=\"#ff0000\">Kanun 4-</font>Sorunların, aralarında bileşikler yaptığı bir ortam içinde, bileşiksiz bir ortamda uygulanıp iyi sonuç vermiş çözümler hedeflenen sorunu çözemez ve hatta yeni sorunların üremesine yol açar.</p> \
</dd> \
<font color=\"#ff0000\">Biz ne yapabiliriz?</font> \
<img src=\"img/kimya.gif\" alt=\"\" align=\"right\" /> \
<p>Başta orta ve üst yöneticiler olmak üzere Sorun Kimyası kavramının yerleştirilmesini ve bunun, pratik olarak çeşitli sorunların çözüm süreçlerine uygulanmasına yardımcı oluruz. </p> ";

item[49]=236;
data_arr[49]="<a href=\"hizmet_arama.html\">Referanslar</a>i için tıklayın";

item[50]=237;
data_arr[50]="<center><p class=\"baslik\"><h3><font color=\"#ff0000\">Arama Toplantıları</font></h3></p></center>\
Bir konunun taraflarını (paydaş) bir araya getirerek, belirli soruların cevaplanmasını sağlayan toplantılardır (search conference, future search vbg adlarla anılır). ";

item[51]=238;
data_arr[51]="<center><p class=\"baslik\"><h3><font color=\"#ff0000\">Toplantı Tasarımı</font></h3></p></center> \
Hayatımızın ne kadarını toplantılarda geçiririz? Kuruluşların orta ve üst yönetim kademelerinde günlerin neredeyse tamamı -hattâ bazen iş saatlerinin dışı- toplantılarla doludur. Peki, yaşamımızı tüketen bu toplantılar acaba istenilen sonuçları ne ölçüde üretebiliyor? ";

item[52]=239;
data_arr[52]="Gerçekte ise insan  ve yaşamını sürdürebilen tüm canlıların ortak yanı, olağanüstü öğrenebilme yetenekleridir. Onlar, ihtiyaç duydukları bilgi, beceri ve davranışları, olağanüstü bir yaratıcılıkla öğrenebilmekte ve bu sırada çevrelerindeki tüm imkânları  büyük bir beceriyle kullanabilmektedirler. \
<p>Öğrenme Ortamı, öğrenebilme yetisinin uyandırılmasını bekleyen genç ve erişkinlere bu doğal yeteneklerini tekrar hatırlatmayı amaçlamaktadır.</p> \
<p>Öğrenme Ortamı\'nda kişilere bir şey öğretilmez, ne öğrenmeleri gerektiği de söylenmez, sadece öğrenebilecekleri uygun ortam hazırlanır ve çok küçük yardımların dışında  öğretici yardımlarda da bulunulmaz. Bir kuruluş içinde oluşturulan bir öğrenme ortamında, kuruluşun tüm elemanları öğrenme ihtiyaçlarını belirler ve kendi kendilerine öğrenirler.</p>  \
<p>Bu <b>kendi kendine öğrenme</b> bazen yardımsız, bazen de kişinin kendi kontrolundaki kurs, seminer, konferans gibi etkinliklere katılımıyla oluşur. Bir öğretici eğitim programı ile öğrenici odaklı eğitim programı arasındaki fark kontrolun kimin elinde olduğudur. Öğretici odaklı programların verimi düşük, öğrenici odaklı programların verimi mukayese edilemeyecek ölçüde yüksektir.</p> ";

item[53]=999;
data_arr[53]="<font color=\"#ff0000\">Henüz Bilgi YOK</font> ";

item[54]=997;
data_arr[54]="<font color=\"#ff0000\">Sonraki Sayfaya gitmek için tıklayın</font> ";

item[55]=996;
data_arr[55]="<font color=\"#ff0000\">Önceki sayfaya gitmek için tıklayın</font> ";

item[56]=0;

function my_escape(i)
{
  for(jj=0;item[jj];jj++) {
    if(item[jj] == i) {
       return data_arr[jj];
    }
  }
return false;
}

function nd()
{
return true;
}
